|
|
|
|
|
|
Tarihimiz sahipsiz mi?
Fotoğrafta gördüğünüz şapka, 23 Aralık 1930’da Derviş Mehmet liderliğindeki gericilerin Menemen İsyanı sırasında şehit ettiği Üsteğmen Kubilay’ın şapkası. Kubilay’ın kanı hala üzerinde. İki ucu keskin balta ise, isyanda, Cumhuriyet’e ve Üsteğmen Kubilay’ın canına kasteden gericilerin kullandığı silahlardan biri.
Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi’nde sergilenen bu eşyalar, üniversitenin Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü’nün müzesine ait. Enstitü Öğretim Görevlisi Dr. Nevzat Aysal’ın elindeki şapka ve balta, Cumhuriyet’in hangi koşullar içinde ve nelere rağmen kurulduğunu gösteriyor. Şapkada Kubilay’ın kanını görmek mümkün. İsyanda kullanılan silahlar arasında; baltalar, kılıçlar, çift taraflı testereler var. Camekan içinde sergilenen bu eşyaların başka bir koruması ve yıpranmaya karşı herhangi bir ilaçlama yöntemi yok. Gereken manevi değer verilmesine rağmen müzenin fiziki olanaksızlıkları dolayısıyla uygun koşullarda korunamayan bu ve benzeri eşyalar, bir süre daha bu şekilde kalırsa eriyip gidecek. Tabi ki tek başlarına değil. Tarihimizi ve toplumsal hafızamızı da yanlarında götürerek…
BU HALDE OLMAMALI!
Cumhuriyet’in 83. yılını geçtiğimiz günlerde coşkuyla kutladık. Ulu Önder Atütürk’ü de ölümünün 68. yılında özlemle anıyoruz. Ülke içinde ve dışında bir çok düşmana karşı savaşarak kurulan Cumhuriyet’in değerleri ve Mustafa Kemal’in aydınlık mirası yolumuzu aydınlatıyor. Kurtuluş Savaşı’nın bütün yokluklara rağmen kazanılmış olması bir inanç ve azim göstergesiydi. Peki o dönemden kalan hatıralara gereken önemi verip sahip çıkabiliyor muyuz? Atatürk’ün Ankara’da çalışmalarını yürüttüğü ilk oda, muhafız birliklerinin kullandığı binalar, Kurtuluş Savaşı döneminden kalma bir çok eşya nasıl korunuyor? Kubilay’ın kanlı şapkası, askerlerin soğuktan ölmemek için giydikleri, yere serilen kilimlerden yapılmış paltolar bugün ne halde? |
|
Devamı...
|